Ara geçiş Aldatmacası

Ardi Fosili, Günümüzde Yaşayan ve Binlerce Yıldır Değişmemiş Bonobo Maymunlarıyla Aynı Yapıdadır

Ardi fosili, bonobo maymunuSayın Adnan Oktar'ın 2 Ekim 2009 Tarihli Tempo TV ve Kocaeli TV'deki Canlı Röportajından

ADNAN OKTAR:
Şimdi Kanal D’nin internet sitesine baktım. Ooo yine bana bir hafiften böyle şakamsı yaklaşmışlar bir şeyler anlatmaya çalışıyorlar, “Adnan Hoca kızacak buna” mı diye bu habere gibi ona benzer bir şey yazmış. 1900.. kaçta bulunmuştu bu 96 da mı bulunmuştu? Yani 1996….

CİHAT GÜNDOĞDU: 2005, 2005’te bulunanı var.

Devamını oku...

İnsanlık Tarihinde Önemli Bir Dönüm Noktası

insanlık tarihi, önemli, dönüm noktasıAllah'ı inkar eden materyalist felsefe artık son çırpınışlarını yapıyor ve insanlık, 21. yüzyıla girdiğimiz şu dönemde, materyalizm, Darwinizm gibi aldatmacalardan kurtularak gerçek yaratılış amacına dönüyor.

İnsanlık tarihinin önemli bir dönüm noktasında yaşıyoruz. Bu dönüm noktasının en önemli özelliklerinden biri, bir zamanlar bilimsellik maskesi altında tüm dünyaya empoze edilen materyalist felsefenin, bizzat bilim tarafından yıkılmasıdır.Materyalizm, yani her şeyin maddeden ibaret olduğunu zanneden ve Allah'ın varlığını inkar eden felsefe, aslında putperestliğin çağdaş şeklidir. Bilindiği gibi eski putperestler taştan ve tahtadan yapılma totemlere, yani cansız maddi varlıklara tapınır, bunları kendilerine ilah kabul ederlerdi. Materyalist felsefe ise, insanın ve tüm canlıların atomlar ve moleküller tarafından yaratıldığı inancına dayanmaktadır. Yani yine cansız maddi varlıkları "ilah" kabul etme söz konusudur. Materyalizmdeki bu batıl inanca göre, cansız atomlar her nasılsa tesadüfen kendi kendilerini düzenlemişler, zamanla, hayat ve bilinç kazanmışlar ve son olarak da insanı var etmişlerdir.

Devamını oku...

Fosiller Evrimcilerin Sahtekarlıklarını Ortaya Döküyor

fosiller, evrimcilerin sahtekarlıkları, evrim teorisiEvrim Teorisi, Darwinizm, Charles Darwin, uçan dinozorlar, karaya çıkan ve sürüngene dönüşen balıklar, fosiller. Bunlar hemen hemen her insanın aşina oldukları kavramlar ve isimlerdir. Pek çok insan, evrim teorisinin Charles Darwin tarafından ortaya atılan bir teori olduğunu bilir ve bunun "bilimsel" ve kendisinin anlayamayacağı bir konu olduğunu düşünürek pek ilgilenmez. En fazla ortaokul veya lise biyoloji kitaplarından öğrendikleri ile yetinir.

Oysa evrim teorisinin insanlık için çok önemli bir yönü vardır; evrim teorisi, bilim tarihinin en büyük ve en uzun zaman sürdürülen bilim sahtekarlığıdır. Tüm dünya tarihini inceleseniz bile, belki de daha büyük ve kapsamlı bir sahtekarlıkla karşılaşamazsınız. Tarih boyunca elbetteki, bilimin ve teknolojinin henüz gelişmemiş olduğu dönemlerde, eldeki yetersiz imkanlar nedeniyle pek çok yanılgılar, yanlış inançlar oluşmuştur. Ancak bunlar sahtekarlık niteliğinde değildir, çünkü gerçekler görüldüğünde insanlar hemen yanlış bilgileri bir kenara bırakarak doğruları kabul etmişlerdir. Fakat ne var ki evrim teorisi için bu durum söz konusu olmamıştır. Charles Darwin evrim teorisini ortaya attığında iddialarını 19. yüzyılın ilkel ve bugüne kıyasla son derece geri bilim seviyesine dayandırmıştı. Daha doğrusu bu teoriyi ortaya atarken, teorisini destekleyebileceği bilimsel tek bir delil veya bir örnek ortaya koymamıştır.

Devamını oku...

Darwinizmin Çöküşünü Kanıtlayan Yeni Gerçekler

Darwin’in Kambriyen fosillerinden haberdar olması ve Kambriyen dönemini 60 milyon öncesi sanması:

- Darwin, kendi döneminde Kambriyen döneminin 60 milyon yıl öncesine ait olduğunu zannediyordu. Stephen Jay Gould “Hiçbir şey Darwin’i, neredeyse tüm kompleks dizaynların ortaya çıktığı Kambriyen patlamasından daha çok rahatsız etmedi 1” demişti. Darwin bu rahatsızlığı 60 milyon yıl öncesine ait zannettiği fosiller için duyuyordu. 540 milyon yıl öncesine ait olduğunu bilseydi, muhtemelen teorisinden vazgeçerdi.

- Dolayısıyla Darwin döneminde fosillerin vardı. Kambriyen fosilleri bile vardı. Darwin, aşağıdaki itirafı yaptığında, fosillerin teorisini kesin olarak reddetmiş olduğunu açıkça görmüş ve kabul etmişti:

Devamını oku...

Pikaia Mükemmel Bir Kambriyen Canlısıdır, Ara Fosil Olduğu Hakkındaki İddialar Aldatmacadır

Pikaia, sahip olduğu çeşitli özellikler nedeniyle, omurgalıların da dahil olduğu Chordata filumuna dahil edilmiştir. Bu filumun Kambriyen'de bilinen ilk temsilcisidir. Canlının ön kısmında bir çift kısa dokungaç bulunmaktadır. Gövde kısmı "S" biçiminde kıvrılabilmeyi sağlayan kalın kas bloklardan oluşmuştur. Kuyruk, yüzgeç şeklinde açılmıştır. Pikaia, yerin hemen üzerinde yüzmektedir. Kaslarını kullanarak kendisini dalgalandırmakta ve bu şekilde hareket etmektedir. Yüzgeçleri hareket ettiren özel bir sisteme de sahip olduğu sanılmaktadır.

Evrimcilerin Beklemedikleri Omurgalılar!

Omurgalılar, bir omurgaya, omur iliğine, kemik veya kıkırdaktan meydana gelen bir iskelete, kafatası içinde korunmuş bir beyne, kapalı bir dolaşım sistemine, iki, üç veya dört odacıktan meydana gelen bir kalbe sahip canlılardır. Balıklar, amfibiler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler şeklinde beş sınıftan meydana gelirler. Yeryüzünde geniş bir dağılım sergilerler ve bedenlerinde oldukça gelişmiş, kompleks yapılar bulunur.

Devamını oku...

Kambriyen Devri, Evrim Teorisini Yıkmak İçin Yeterlidir

Canlılar alemi, biyologlar tarafından bitkiler, hayvanlar, mantarlar gibi temel "alemlere" ayrılır. Bunlar da kendi içlerinde ilk olarak farklı "filum"lara bölünürler. Bu filumlar belirlenirken, her birinin tamamen farklı vücut planlarına sahip oldukları göz önünde bulundurulmuştur.

Örneğin artropodlar (eklem bacaklılar) kendilerine has bir filumdur ve filuma dahil edilen tüm canlılar temelde benzer bir vücut planına sahiptir. Chordata olarak adlandırılan filum ise, merkezi bir sinir ağına sahip olan canlıları barındırır. Bizim için tanıdık olan balıklar, kuşlar, sürüngenler, memeliler gibi hayvanların tümü, Chordata'nın bir alt sınıfı olan omurgalılar kategorisine dahildir.

Peki bu farklı canlılar nasıl ortaya çıkmıştır?

Devamını oku...

Darwinistler Ne İddia Etmişlerdi, Sonra Nasıl Bir Gerçek Ortaya Çıktı?

Darwinistler uzun yıllardır halkı aldatmak için ortaya sansasyonel bir iddia atar, bunun sahte olduğu anlaşıldığındaysa, bundan hiç bahsetmeyip başka aldatmacaların arayışına girerler. Bu şekilde davranarak kendilerince bazı kimseleri kandıracaklarını ve evrim teorisinin iddialarını gerçek gibi kabul ettirebileceklerini zannederler.

Bu makalede Darwinistlerin kendi ifadeleriyle, sansasyonel evrim haberlerinin doğruları anlatılmakta ve evrimcilerin, yaptıkları sahtekarlıklar hakkındaki bazı itirafları ele alınmaktadır.

Devamını oku...

Fosil Kayıtları Önemli Bir Gerçeği Gösterdi: Evrim Yaşanmamıştır

Fosil kayıtları, evrim yaşanmamıştırStephen Jay Gould'un Book of Life (Yaşamın Kitabı) isimli kitabında geçen aşağıdaki sözler, Dünya'da hali hazırda var olan muazzam canlı çeşitliliği hakkında özet bir bilgi verir:

Hayvan yaşamı inanılmaz derecede çeşitlidir, yaşamın diğer altı aleminden çok daha fazladır. Son üç yüzyıl boyunca, bilim adamları 1.5 milyon yaşayan hayvan türü tespit ettiler. Ancak pek çok tür üzerinde henüz çalışma bile yapılmamıştır -özellikle de tropik bölgelerdeki küçük canlılar üzerinde- bunların toplam 5 ila 50 milyon kadar oldukları tahmin edilmektedir. Bu türlerin pek çoğu (tüm türlerin %75'ini genellikle arthropodlar ve parazitler oluşturur) karada yaşarlar. Daha az sayıda türler okyanuslarda yaşar (yaklaşık 295.000 tane tanımlanmıştır). Ama yine de, hayvanlar aleminin en temel bölümlerini, yani filumları -neredeyse filumların tamamını- içeren de okyanuslardır. (Stephen Jay Gould, The Book of Life, W. W. Norton & Company Inc., 2001, sf. 51-52)

Devamını oku...

Homo Sapiens Archaic, Homo Heilderbergensis ve Cro-Magnon

Homo sapiens archaic, hayali evrim şemasının günümüz insanından bir önceki basamağını oluşturur. Aslında bu insanlar hakkında evrimciler açısından söylenecek bir şey yoktur, zira bunlar günümüz insanından ancak çok küçük farklılıklarla ayrılırlar. Hatta bazı araştırmacılar, bu ırkın temsilcilerinin günümüzde hala yaşamakta olduklarını söyleyerek Avustralyalı Aborijin yerlilerini örnek gösterirler. Aborijin yerlileri de aynı bu ırk gibi kalın kaş çıkıntılarına, içeri doğru eğik bir çene yapısına ve biraz daha küçük bir beyin hacmine sahiptirler. Ayrıca çok yakın bir geçmişte Macaristan'da ve İtalya'nın bazı köylerinde bu insanların yaşamış olduklarına dair çok ciddi bulgular ele geçirilmiştir.

Evrimci literatürde Homo heilderbergensis olarak tanımlanan sınıflandırma ise, aslında Homo sapiens archaic'le aynı şeydir. Aynı insan ırkını tanımlamak için bu iki ayrı kavramın da kullanılmasının nedeni, evrimciler arasındaki görüş farklılıklarıdır. Homo heilderbergensis sınıflamasına dahil edilen tüm fosiller ise, anatomik olarak günümüz Avrupalılarına çok benzeyen insanların günümüzden 500 bin, hatta 740 bin yıl önce İngiltere'de ve İspanya'da yaşadıklarını göstermektedir.

Devamını oku...

Diğer Makaleler...

Sayfa 1 / 6

Başlangıç
Önceki
1

Evrim Teorisinin Asıl Çıkmazı: Ruh

Beynin İçindeki Manzarayı Seyreden Kim?

Bir cisimden gelen ışık, retina üzerine düşer ve daha sonra işlem görmesi için beyinde otuz kadar farklı görme merkezine iletilir. Göz merceğinden geçen ışık, gözün arka tarafındaki ağ tabakanın üzerine baş aşağı ve iki boyutlu bir görüntü bırakır. Ağ tabakadaki çubuk ve koni hücreler, bazı kimyasal işlemlerden sonra bu görüntüyü elektriksel akıma dönüştürür.

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Duyma işleminin sistemi, görme ile aynıdır. Ses olarak bize ulaşan bilgiler, tıpkı görüntüde olduğu gibi yalnızca elektrik sinyalleridir. Dış kulak, çevredeki ses dalgalarını kulak kepçesi ile toplayıp orta kulağa iletir. Orta kulak, ses titreşimlerini güçlendirerek iç kulağa aktarır.

Kokular ve Lezzetler de Yalnızca Beynimizde Meydana Gelir

Kokular ve Lezzetler de Yalnızca Beynimizde Meydana Gelir

Pişen güzel bir yemeğin kokusunun, gerçekten yemekten geldiğini zannederiz. Yemek pişerken, başkalarının da bizimle aynı kokuyu algıladığını düşünür ve ortak bir hissi paylaştığımıza inanırız. Ama bu yalnızca bir zandır. Bize ulaşan şey, koku moleküllerinin elektrik sinyaline dönüştürülüp beynimize ulaşmış halidir.

Dokunma Hissi Yalnızca Beyne İletilen Elektrik Sinyalleridir

Dokunma Hissi Yalnızca Beyne İletilen Elektrik Sinyalleridir

Algıladığımız dış dünya, öylesine gerçekçidir ki, algılarımızın oluşturduğu bir dünyada yaşıyor olmamız bilimsel bir gerçek olmasına rağmen, insanların büyük bir çoğunluğu algının mükemmelliğinden dolayı yanılırlar. İnsanları yanıltan en büyük etkilerden biri ise, dokunma hissine sahip olmalarıdır.

Mesafe de bir Algıdır, Yalnızca Beynimizde Oluşur

Mesafe de bir Algıdır, Yalnızca Beynimizde Oluşur

Karşımızdaki bir insanın uzak bir yerden yaklaşmakta olduğunu hemen anlarız. Görüntüsü, sesi ve büyüklüğü bulunduğu ortama göre değişiklik gösterir. Bu etkenlere göre bir değerlendirme yapar ve kişiyle aramızda nasıl bir mesafe olduğunu tayin ederiz. Ama gerçekte karşımızdaki kişi ile aramızda herhangi bir uzaklık yoktur.

Evrim Sözlüğü

Galton, Francis

Sir Francis Galton da kuzeni Charles Darwin gibi biyolojiyle ilgilenmişti. Charles Darwin'den farklı olarak konunun çok fazla bilinmeyen bir alanında çalışmıştı: kalıtım ve zeka. Galton doğuştan gelen özelliklerin geliştirilmesi için öjeni fikrini (insan ırkının soya çekim yoluyla ıslah edilmesine çalışan fikir) savunmuştu. Galton'un genetik kavramı Hitler, Churchill ve kendilerince uygunsuz ırkları ortadan kaldırmaya çalışmış bir çok kişi tarafından benimsenmişti.

Devamını oku...

İlanlar

Evrim Teorisi'nin Kurucusu Charles Darwın'in Sapkın Görüşleri Ve Hezeyan Dolu İzahları

  • Charles Darwin, insanların maymun benzeri canlılardan evrimleştiğini savunurken, Avrupalı ırkların daha çok evrimleşip medenileştiğini, diğer ırkların ise "yarı maymun" vasfını devam ettirdiklerini iddia etmiştir. Devamını oku...

Evrim Teorisi Hakkında Herşey, evrim, evrim teorisi, EVRİM TEORİSİ ÇIKMAZI, evrim nedir, darwin evrim teorisi, evrimteorisi, FOSİL NEDİR, amber fosil, evrim teorisinin çöküşü, evrim sahtekarlıkları, evrim çıkmazı, evrim videoları, darwin teorisi, darwin evrim, darwin, DARWİNİZM