Pazar, 07 Ağustos 2011 15:11
Çevremizde düşünmeye değer görmediğimiz ya da önemsiz ve günlük yaşamın basit bir parçası olarak değerlendirdiğimiz pek çok şey vardır. Bunlar hakkında kendimize alışılmadık sorular sorarak detaylı düşündüğümüzde; aslında herşeyi sonsuz güç, bilgi ve akıl sahibi olan Rabbimizin, mükemmel bir şekilde tasarlayıp, yaratmış olduğunu görürüz. İşte o andan itibaren, Alemlerin Rabbi olan Allah'ın, yarattığı tüm canlılar üzerindeki kudret ve hakimiyetini daha da iyi hissederiz. Çevresine sadece yüzeysel gözle bakarak hareket eden insanlar için ise, durum farklıdır. Böyle insanlar herhangi bir konu hakkında yalnızca ihtiyaçlarını karşılayacak kadar detay bilmeyi yeterli görürler. Onlara göre etrafımızda olan biten herşey alışılagelmiş ve sıradandır, herşeyin mutlaka "bilinen" bir açıklaması vardır. Sinek uçar çünkü kanatları vardır, Ay zaten hep gökyüzündedir, Dünya uzaydan gelebilecek tehlikelerden korunmaktadır çünkü atmosfer vardır. Oksijen dengesi de hiç bozulmaz. İnsan duyar, görür, koku alır. Bunların tümünün açıklamaları "bilinen"dir. Bu nedenle bu konular üzerinde genellikle düşünülmez.Oysa Allah Kuran'da insanların her türlü konu üzerinde düşünmelerini emretmektedir. Bakara Suresi'nde şöyle buyrulmaktadır:
"Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah'ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır."(Bakara Suresi, 164)
Devamını oku...