Dawkins Yaratılışçılarla Tartışmaya Girmiyor, Çünkü Verecek Cevabı Yok!

Dawkins Yaratılışçılarla Tartışmaya Girmiyor, Çünkü Verecek Cevabı Yok!Richard Dawkins'ten karşılıklı tartışma talebimize cevap geldi: "YEMİN ETTİM, TARTIŞMAYACAĞIM!" diyor. Bunun anlamı şudur: "Ben Darwinizm konusunda yenildim. Tartışıp kimseye rezil olmaya niyetim yok."

Ama bu durumda neyin üzerine yemin ettiği belli değil. Allah üzerine yemin etmediği açık çünkü Allah'a inanmadığını söylüyor. Tartışmada yenileceği kesin. Ama Darwinizm'le ilgili bilgisi olmayan kişileri tek yanlı yanlış yönlendirmeye devam edeceği açık. Ancak bu kişiler eninde sonunda Harun Yahya'nın internet sitelerini ziyaret edip doğruları görerek Darwinizm'in bir aldatmaca olduğunu anlamaktadırlar. Ve bundan sonra da anlamaya devam edeceklerdir. İnşaAllah.

Darwinistlerin son 150 yıldır büyük bir dehşet ve korku ile kaçındıkları bir şey vardır: Yalanlarının ortaya çıkması! Darwin'den beri sarsılmaz bir ideoloji, bir din olarak ayakta tutmaya çalıştıkları evrim teorisinin bir sahtekarlık olduğunun ortaya çıkmaması için var güçleriyle çabalarlar. Bu yalanı devam ettirebilmek için sahtekarlıklar yapar, sahte fosilleri müzelerde sergiler, yeraltından çıkan fosillerin tümünü (evrim teorisi yalanladığı için) alelacele saklar, evrim teorisinin açıklamasız kaldığı milyonlarca konuya demagoji ile karşılık verirler. Bu yalanı ayakta tutabilmek için evrim teorisini dokunulmaz hale getirmişlerdir. Öyle ki okullarda, üniversitelerde, işyerlerinde, çeşitli kuruluşlarda, hatta üst devlet kademelerinde evrim kesin olarak tartışılamaz, inkar edilemez hale gelmiştir. Sadece bir teori olmasına rağmen evrim, bir anda devlet kanunlarıyla korunan, müfredatlarda resmi olarak dahil edilmesi gereken, her gencin bilmesi ve benimsemesi gereken bir yasa halini almıştır.

Fakat Darwinistlerin bir anda korktukları başlarına gelmiş, aldatmaca bir anda su yüzüne çıkmıştır. Harun Yahya'nın çalışmaları ve özellikle Yaratılış Atlası ile, Darwinist sahtekarlıklar aniden deşifre edilmiştir. Darwinistler tarafından saklanmaya çalışılan 100 milyondan fazla fosil olduğu anlaşılmış ve bu fosillerin tümünün, çoğu günümüz canlılarının yüz milyonlarca yıl önceki örneklerini temsil eden tam ve mükemmel fosiller olduğu ortaya çıkmıştır. Darwinist büyünün bozulmasının dünya çapındaki etkisi son derece sarsıcı olmuştur.

Bu açık durum karşısında evrim teorisinin en koyu savunucularından biri olan ve Darwin'in Rottweiler'ı olarak tanınan Richard Dawkins kamuoyu önünde tartışmaya davet edilmiştir. Kendisinden, Darwinizm'i çökerten deliller karşısında bir açıklaması olup olmadığı, Yaratılış delilleri karşısında teoriyi nasıl bir mantıkla savunacağı sorulmuştur.

Fakat Dawkins, böyle bir tartışmaya girmeye yanaşmamıştır! Richard Dawkins'ten karşılıklı tartışma talebimize cevap geldi: "YEMİN ETTİM, TARTIŞMAYACAĞIM!" diyor. Bunun anlamı şudur: "Ben Darwinizm konusunda yenildim. Tartışıp kimseye rezil olmaya niyetim yok."

Richard Dawkins böyle bir tartışmaya tabiki giremez, çünkü karşısına çıkacak olan soruları cevaplayamayacaktır:

  1. Yeraltından çıkmış olan tam, mükemmel ve kusursuz canlıları gösteren 100 milyondan fazla canlı fosilini açıklayamayacaktır. Bunların nasıl olup da YÜZ MİLYONLARCA YIL BOYUNCA HİÇ DEĞİŞMEDEN KALDIKLARINI, neden bir tane bile ARA FORM ÖZELLİĞİ GÖSTEREN ATALARININ OLMADIĞINI izah edemeyecektir.
  2. Daha önce de yapamadığı gibi, yeryüzünde bulunmuş milyonlarca fosil arasından neden TEK BİR TANE BİLE ARA FOSİL OLMADIĞINI açıklayamayacaktır.
  3. Yeraltından çıkarılmış olan günümüz kaplanlarının, atlarının, fillerinin, kaplumbağalarının, kurtlarının, kuşlarının, tavşanlarının, tilkilerinin, zebralarının, geyiklerinin ve diğer tüm günümüz canlılarının milyonlarca yıllık kafatası fosillerini evrim teorisi ile açıklayamayacaktır. Canlıların nasıl olup da MİLYONLARCA YIL ÖNCE BUGÜNKÜ GÖRÜNÜMLERİYLE ORTAYA ÇIKTIKLARINA ve MİLYONLARCA YIL BOYUNCA DEĞİŞMEDİKLERİNE bir açıklama getiremeyecektir.
  4. At şemasının, Piltdown Adamı'nın, Nebraska Adamı'nın, Heackel'in çizimlerinin, üzerlerine tüy yapıştırılmış tüylü dinozor fosillerinin, ağaca raptiye ile monte edilmiş sanayi kelebeklerinin da BİRER SAHTEKARLIK OLDUĞUNU kabul etmek zorunda kalacaktır.
  5. Darwinistlerin ara fosil olarak ortaya attıkları ve sayısı üç-beş taneyi aşmayan fosillerin bilimsel olarak geçersiz kılındığını; karadan havaya geçişe örnek olarak gösterilen ARCHAEOPTERYX İLE AYNI DÖNEMDE YAŞAYAN MÜKEMMEL YAPIDA UÇUCU KUŞ FOSİLİ BULUNDUĞUNU, sudan karaya geçişe örnek verdikleri COELACANTH'IN HALA YAŞAYAN TAM BİR CANLI OLDUĞUNU, LUCY'NİN LİTERATÜRE GEÇMİŞ BİR MAYMUN OLDUĞUNU itiraf etmek zorunda kalacaktır.
  6. Kambriyen fosillerini, bunun ardından bulunmuş olan yaşayan fosilleri ve nihayet şu anda var olan tam 100 milyon fosili NEDEN SAKLAMIŞ OLDUKLARI sorusuna cevapsız kalacaktır.
  7. Canlılığın yapıtaşı olan tek bir işlevsel proteinin tesadüfen oluşması ihtimalinin 10-950 de bir ihtimal olması ve bunun matematiksel olarak sıfır anlamına gelmesi konusunda cevapsız kalacaktır ve labrotuar ortamında bir hücre bile oluşturulamazken canlılığın tesadüfler sonucu nasıl oluşacağı konusunda cevapsız kalacaktır.
  8. Dışarıda da beyinde de ışık olmamasına rağmen, BEYİNDE GÖRÜNTÜYÜ KİMİN GÖRDÜĞÜNÜ AÇIKLAYAMAYACAKTIR. Sesten yalıtılmış beynin içinde konuşmaları, sesleri, müziği KİMİN DUYDUĞUNU İZAH EDEMEYECEKTİR. BEYİNDE GÖRÜNTÜDEN, MÜZİKTEN, DOKUNMAKTAN, KOKLAMAKTAN ZEVK ALAN, BUNLARI YORUMLAYAN, BUNLARA TEPKİ GÖSTEREN VARLIĞIN KİM OLDUĞU SORUSUNA CEVAP VEREMEYECEKTİR.


Tüm bu gerekçeler karşısında Richard Dawkins'in tartışmaya girmekten neden bu kadar çekindiği anlaşılabilmektedir. Tüm iddialarının çökertileceği, bir türlü cevap veremeyeceği konular karşısında küçük düşmektense, çözümü "Ben yemin ettim tartışmayacağım" demek oluyor, kendince.

Böyle durumlarda yalan söylediği için çözümü demagojide bulan taraf, bir başka demagojik taktik izleyerek hemen hemen her zaman karşı tarafın reklam amacı güttüğü iddiasındadır. Bu gelenek devam etmiş ve Dawkins, Yaratılışçıların tartışmaları bir gösteri mahiyetinde talep ettiklerini iddia etmiştir. Fakat unuttuğu nokta şudur: İstenen ve geniş çapta karşılık bulmuş olan tanıtım, YARATILIŞ ATLASI İLE TÜM DÜNYAYA ZATEN YAPILMIŞ DURUMDADIR. Bütün dünyaya TAM 100 MİLYON FOSİL TANITILMIŞTIR. BUNLARIN YARATILIŞ DELİLİ OLDUKLARI İSPAT EDİLMİŞTİR. Bunun üstüne küçük tartışmaların reklam mahiyetinde bir etkisinin olacağını iddia etmek son derece komik olur. Bu tartışma, Dawkins'in yanıldığını, Dawkins'in kendi ağzından tüm dünyanın duyması açısından önem taşımaktadır. Yoksa zaten evrim teorisinin ve Dawkins'in iddialarının çöküntüye uğramış olduğunu, temelinden yıkılıp ölmüş olduğunu bütün dünya bilmektedir.

Darwinistler açısından acı olan gerçek, somut delillerin yani fosillerin reddedilemez oluşudur. Beklemedikleri şey ise, bütün fosillerin Yaratılışı ispat etmesi ve itina ile sakladıkları bu fosillerin adeta bir şok dalgası şeklinde tüm dünyaya gösterilmiş olmasıdır. Yaratılış Atlası'nın sebep olduğu sarsıcı etki sebebiyle dilleri tutulmuş durumdadır. Somut deliller ortaya çıktığından demagoji artık anlamsız kalmaktadır. Dawkins'in yaşadığı şok da bunun sonucudur. Dolayısıyla bütün dünyanın da görmüş olduğu bu somut deiller karşısında tartışmaya çıkabilmesi zor gözükmektedir.

 

Harun Yahya, Richard Dawkins, yemin, darwin, darwinistler, evrim teorisi, darwinizm, Yaratılış, fosiller, fosil, beyin, görüntü, yeraltı, Yaratılış Atlası, dawkins, yaratılışçılar, tartışma

Evrim Teorisinin Asıl Çıkmazı: Ruh

Beynin İçindeki Manzarayı Seyreden Kim?

Bir cisimden gelen ışık, retina üzerine düşer ve daha sonra işlem görmesi için beyinde otuz kadar farklı görme merkezine iletilir. Göz merceğinden geçen ışık, gözün arka tarafındaki ağ tabakanın üzerine baş aşağı ve iki boyutlu bir görüntü bırakır. Ağ tabakadaki çubuk ve koni hücreler, bazı kimyasal işlemlerden sonra bu görüntüyü elektriksel akıma dönüştürür.

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Duyma işleminin sistemi, görme ile aynıdır. Ses olarak bize ulaşan bilgiler, tıpkı görüntüde olduğu gibi yalnızca elektrik sinyalleridir. Dış kulak, çevredeki ses dalgalarını kulak kepçesi ile toplayıp orta kulağa iletir. Orta kulak, ses titreşimlerini güçlendirerek iç kulağa aktarır.

Kokular ve Lezzetler de Yalnızca Beynimizde Meydana Gelir

Kokular ve Lezzetler de Yalnızca Beynimizde Meydana Gelir

Pişen güzel bir yemeğin kokusunun, gerçekten yemekten geldiğini zannederiz. Yemek pişerken, başkalarının da bizimle aynı kokuyu algıladığını düşünür ve ortak bir hissi paylaştığımıza inanırız. Ama bu yalnızca bir zandır. Bize ulaşan şey, koku moleküllerinin elektrik sinyaline dönüştürülüp beynimize ulaşmış halidir.

Dokunma Hissi Yalnızca Beyne İletilen Elektrik Sinyalleridir

Dokunma Hissi Yalnızca Beyne İletilen Elektrik Sinyalleridir

Algıladığımız dış dünya, öylesine gerçekçidir ki, algılarımızın oluşturduğu bir dünyada yaşıyor olmamız bilimsel bir gerçek olmasına rağmen, insanların büyük bir çoğunluğu algının mükemmelliğinden dolayı yanılırlar. İnsanları yanıltan en büyük etkilerden biri ise, dokunma hissine sahip olmalarıdır.

Mesafe de bir Algıdır, Yalnızca Beynimizde Oluşur

Mesafe de bir Algıdır, Yalnızca Beynimizde Oluşur

Karşımızdaki bir insanın uzak bir yerden yaklaşmakta olduğunu hemen anlarız. Görüntüsü, sesi ve büyüklüğü bulunduğu ortama göre değişiklik gösterir. Bu etkenlere göre bir değerlendirme yapar ve kişiyle aramızda nasıl bir mesafe olduğunu tayin ederiz. Ama gerçekte karşımızdaki kişi ile aramızda herhangi bir uzaklık yoktur.

Evrim Sözlüğü

Orgel, Leslie

Olasılık hesapları, proteinler ve nükleik asitler (RNA ve DNA) gibi kompleks moleküllerin tek tek tesadüfen oluşmalarının imkansız olduğunu göstermektedir.

Devamını oku...

Evrim Teorisi Hakkında Herşey, evrim, evrim teorisi, EVRİM TEORİSİ ÇIKMAZI, evrim nedir, darwin evrim teorisi, evrimteorisi, FOSİL NEDİR, amber fosil, evrim teorisinin çöküşü, evrim sahtekarlıkları, evrim çıkmazı, evrim videoları, darwin teorisi, darwin evrim, darwin, DARWİNİZM