Evrendeki Matematiksel Düzenin Hayatımızdaki Önemi Nedir?

Evrendeki Matematiksel Düzenin Hayatımızdaki Önemi Nedir?Evrendeki milyarlarca gök cismi sürekli olarak hareket halinde bulunmasına rağmen, aralarında hiçbir çarpışmanın meydana gelmemesi, bize açıkça evrenin özel bir hesap ve bilgi üzerine yaratıldığını göstermektedir. Çünkü evrende meydana gelen her olay ve bu olayların sonuçları sadece gözlem yoluyla değil, aynı zamanda matematiksel ve fiziksel hesaplamalar neticesinde de anlaşılabilmektedir. Dolayısıyla evrende matematik bilgisine göre şekillendirilmiş bir düzen söz konusudur ve bunun en önemli göstergesi de evrendeki geometrik düzendir. Geometrik bir şekil her nerede ortaya çıkarsa çıksın mutlaka belli ölçülere ve hesaplara dayanması gerektiğinden, bulunduğu yerde üstün bir bilginin ve düzenin varlığını gösterir. Gezegenlerin “küre” şeklinde olmaları, “elips” şeklindeki yörüngelerde hareket etmeleri ve milyarlarca yıldızı içinde barındıran galaksilerin “sarmal” ve “eliptik” şekilde olmaları ise evrendeki geometrik düzenin çarpıcı örneklerinden bazılarıdır.

Galaksilerde Görülen Eşit Açılı Sarmal Düzen

Evrende dikkat çeken geometrik şekillerden en önemlisi galaksilerde görülen “sarmal” düzendir. “Gökada” olarak da adlandırılan galaksilerin sarmal şekilleri, evrende gökbilimcilerin en fazla üzerinde çalıştıkları ve inceledikleri yapıların başında gelir. Evrendeki galaksilerin üçte ikisi sarmal şeklinde olduğundan, bu şekil evrende en sık rastlanılan galaksi biçimidir. Sarmal bir galaksi sürekli olarak kendi etrafında döner ve bu esnada kütle çekim ve merkezkaç kuvvetleri denge halindedir. Bu denge sayesinde galaksi kendi ekseni etrafında dönerken içinde bulunan milyarlarca yıldız uzaya savrulmaz, düzenli olarak bir arada durur. Galaksi, bir arabanın tekerleği gibi her tarafı eş zamanlı olarak dönmez. Merkezi kenarlarından daha hızlı dönmektedir. Bunun sonucunda da merkezden dışa doğru genişleyen sarmal bir şekil meydana getirir. Bu şekli inceleyen bilim adamları ise, galaksilerin içinde bu şekle bağlı olarak ortaya çıkan çok hassas matematiksel dengelerin meydana geldiğini tespit etmişlerdir.

Galaksilerdeki Altın Orana Benzer Yapılar

Yapılan incelemelerde galaksilerdeki sarmal kolların değişmez bir açısal hızla dönen yoğunluk dalgaları olduğu görülmüştür. Bu da galaksilerdeki sarmalların doğada görülen eşit açılı sarmallarla aynı geometrik temele sahip olduğunu göstermektedir. Örneğin yapılan astronomik araştırmalarda Güneş Sisteminin içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisinin eşit açılı sarmal şeklin geometrik özelliklerine sahip olduğu görülmüştür. ( J.P. Vallee, ‘The Milk Way’s Spiral Arms Traced By Magnetic Fields, Dust, Gas and Stars’, Journal of Astronomical Society, Volume; 454, s. 119-124) İşveçli astronom Carl-Gustov Danver da uzaydaki galaksilerin bu özel şekillerini incelemiş ve bunların logaritmik sarmal (eşit açılı) olduklarını belirtmiştir. (William Hoffer, ‘A Magic Ratio Recurs Throughout Art and Nature’, Orion, s. 36)

Sarmal Şekil Dengeyi Nasıl Sağlıyor?

Sarmal şeklindeki galaksilerin içinde bulunan fiziksel kuvvetler arasındaki denge şaşırtıcı niteliktedir. Bir galaksi, kütle çekim etkisiyle kütle merkezine doğru yoğunlaşarak gelişir. Merkez kütlesinin artışı buradaki kütle çekimini de artırdığından, galaksinin merkezi, merkezkaç kuvvet ve kütle çekimini dengeleyecek şekilde daha hızlı dönmeye başlayacaktır. Ayrıca merkezin daha hızlı dönmesi, kütlenin merkezde yoğunlaşmasını da engeller. Bu nedenle galaksideki tüm sistemin dengede kalabilmesi için, galaksinin, merkezindeki parçacıkları yavaşlatıp, kenardakileri hızlandırabilen özel bir mekanizmaya gereksinimi vardır. İşte bu mekanizma “eşit açılı sarmal şekil” tarafından oluşturulmaktadır. Çünkü eşit açılı sarmal kollar, böyle bir fonksiyon için oldukça uygun bir şekil oluşturmaktadır. (J.P. Vallee, ‘The Milk Way’s Spiral Arms Traced By Magnetic Fields, Dust, Gas and Stars’, Journal of Astronomical Society, Volume; 454, s. 119-124)

Allah Yoktan Var Edendir

Görüldüğü gibi pek çok galaksinin eşit açılı sarmal şeklinde oluşu aslında bu galaksilerin fiziksel açıdan dengede kalabilmesi için hayati bir öneme sahiptir. Bitkilerde ve deniz dibinde yaşayan canlıların kabuklarında altın orana bağlı olarak ortaya çıkan eşit açılı sarmalın uzayın derinliklerinde yer alan pek çok galakside de görülüyor olması hayret verici bir durumdur. Ayrıca galaksilerde görülen sarmal da tıpkı bitkilerde ve bazı hayvanların kabuklarında görülen sarmallar gibi, içinde bulunduğu yapının dengeli ve uyumlu olmasını sağladığından çok önemli bir fonksiyonu yerine getirmektedir.

Kuşkusuz evrenin var olduğu günden itibaren sahip olduğu bu düzenin ve dengenin hiçbir şekilde bozulmayışı Allah’ın sonsuz kudretinin delillerinden biridir. Her şeyi eksiksiz ve kusursuz olarak yaratma gücüne sahip olan Rabbimiz, altın oranı öylesine eşsiz ve fonksiyonel bir şekilde yaratmıştır ki, bu oran, içinde bulunduğu her sisteme ve biçime, insanda hayret uyandıracak derecede mükemmel bir estetik, biçimsel bir güzellik ve denge kazandırmaktadır. Bir Kuran ayetinde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

"Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah’tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, Güneş’e, Ay'a ve yıldızlara kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O’nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne Yücedir. " (Araf Suresi, 54)

Bu makale, Milli Gazete gazetesinde 19 Ağustos 2007 tarihinde yayınlanmıştır.

 

Allah, evrendeki, matematiksel, düzenin, hayatımızdaki, önemi, gök cismi, fiziksel, sarmal, galaksiler, altın oran, denge, yoktan, var, edendir, estetik, elips, küre, geometrik, merkez

Evrim Teorisinin Asıl Çıkmazı: Ruh

Beynin İçindeki Manzarayı Seyreden Kim?

Bir cisimden gelen ışık, retina üzerine düşer ve daha sonra işlem görmesi için beyinde otuz kadar farklı görme merkezine iletilir. Göz merceğinden geçen ışık, gözün arka tarafındaki ağ tabakanın üzerine baş aşağı ve iki boyutlu bir görüntü bırakır. Ağ tabakadaki çubuk ve koni hücreler, bazı kimyasal işlemlerden sonra bu görüntüyü elektriksel akıma dönüştürür.

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Duyma işleminin sistemi, görme ile aynıdır. Ses olarak bize ulaşan bilgiler, tıpkı görüntüde olduğu gibi yalnızca elektrik sinyalleridir. Dış kulak, çevredeki ses dalgalarını kulak kepçesi ile toplayıp orta kulağa iletir. Orta kulak, ses titreşimlerini güçlendirerek iç kulağa aktarır.

Kokular ve Lezzetler de Yalnızca Beynimizde Meydana Gelir

Kokular ve Lezzetler de Yalnızca Beynimizde Meydana Gelir

Pişen güzel bir yemeğin kokusunun, gerçekten yemekten geldiğini zannederiz. Yemek pişerken, başkalarının da bizimle aynı kokuyu algıladığını düşünür ve ortak bir hissi paylaştığımıza inanırız. Ama bu yalnızca bir zandır. Bize ulaşan şey, koku moleküllerinin elektrik sinyaline dönüştürülüp beynimize ulaşmış halidir.

Dokunma Hissi Yalnızca Beyne İletilen Elektrik Sinyalleridir

Dokunma Hissi Yalnızca Beyne İletilen Elektrik Sinyalleridir

Algıladığımız dış dünya, öylesine gerçekçidir ki, algılarımızın oluşturduğu bir dünyada yaşıyor olmamız bilimsel bir gerçek olmasına rağmen, insanların büyük bir çoğunluğu algının mükemmelliğinden dolayı yanılırlar. İnsanları yanıltan en büyük etkilerden biri ise, dokunma hissine sahip olmalarıdır.

Mesafe de bir Algıdır, Yalnızca Beynimizde Oluşur

Mesafe de bir Algıdır, Yalnızca Beynimizde Oluşur

Karşımızdaki bir insanın uzak bir yerden yaklaşmakta olduğunu hemen anlarız. Görüntüsü, sesi ve büyüklüğü bulunduğu ortama göre değişiklik gösterir. Bu etkenlere göre bir değerlendirme yapar ve kişiyle aramızda nasıl bir mesafe olduğunu tayin ederiz. Ama gerçekte karşımızdaki kişi ile aramızda herhangi bir uzaklık yoktur.

Evrim Sözlüğü

Atın Kökeni

"Atın evrimi"ni sembolize ettiği iddia edilen şemalar, yakın bir zamana kadar, evrim teorisine kanıt olarak gösterilen fosil sıralamalarının en başında gelmekteydi. Oysa bugün pek çok evrimci, atın evrimi senaryosunun geçersizliğini açıkça kabul etmektedir. Kasım 1980'de Chicago Doğa Tarihi Müzesi'nde 150 evrimcinin katıldığı, dört gün süren ve kademeli evrim teorisinin sorunlarının ele alındığı bir toplantıda söz alan evrimci Boyce Rensberger, atın evrimi senaryosunun fosil kayıtlarında hiçbir dayanağı olmadığını ve atın kademeli evrimleşmesi gibi bir sürecin hiç yaşanmadığını şöyle anlatmıştır:

Devamını oku...

İlanlar

Darwinizmden Kaynaklanan Belalar: Komünizm, Faşizm, Satanizm, PKK ve Terör. Bütün Bu Sapık İdeolojilerin Kökeni Darwinizme Dayanmaktadır

Bilim Teknik Dergisi Bugünün Sorunlarını (Belalarını) Anlamak İçin 150 Yıllık Kılavuz Evrim Teorisidir Demiş. Darwinizmden Kaynaklanan Belalar: Komünizm, Faşizm, Satanizm, PKK ve Terör. Bütün Bu Sapık İdeolojilerin Kökeni Darwinizme Dayanmaktadır

Türk Milletinin % 95'i Darwinizm'e inanmıyor ve Darwinizm'e karşı. Buna karşın, Türk Milletinin bütününden toplanan vergilerden elde edilen parayla, % 95'inin inanmadığı bir teori millete TÜBİTAK'a bağlı Bilim ve Teknik dergisi kanalıyla gerçekmiş gibi anlatılıyor. Milletimizin inanmadığı bir pagan felsefesi, bir pagan dogması milletimize dayatılmaya çalışılıyor.

Devamını oku...

Evrim Teorisi Hakkında Herşey, evrim, evrim teorisi, EVRİM TEORİSİ ÇIKMAZI, evrim nedir, darwin evrim teorisi, evrimteorisi, FOSİL NEDİR, amber fosil, evrim teorisinin çöküşü, evrim sahtekarlıkları, evrim çıkmazı, evrim videoları, darwin teorisi, darwin evrim, darwin, DARWİNİZM