Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Duyma işleminin sistemi, görme ile aynıdır. Ses olarak bize ulaşan bilgiler, tıpkı görüntüde olduğu gibi yalnızca elektrik sinyalleridir. Dış kulak, çevredeki ses dalgalarını kulak kepçesi ile toplayıp orta kulağa iletir. Orta kulak, ses titreşimlerini güçlendirerek iç kulağa aktarır.

İç kulak ise, bu titreşimleri sesin yoğunluğuna ve sıklığına göre elektrik sinyallerine dönüştürerek beyne gönderir. Beyinde bu mesajlar, söz konusu sinyallerin işleme konulup yorumlandığı duyma merkezine iletilir. Böylece duyma işlemi gerçekleşir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Tıpkı görüntüler gibi, sesler de beynimizin dışında bir yerlerde değildir. Özellikle insan bilinci konusundaki çalışmaları ile tanınan Cambridge Üniversitesi matematik ve teorik fizik bölümünden Peter Russell bu durumu şu şekilde açıklar:

Piskopos Berkeley bizim algılarımız dışında hiçbir şeyin olmadığını savunurken, bunu, eğer onu duyacak hiç kimse yoksa, devrilen bir ağaç ses çıkarır mı tartışması takip etti. O dönemlerde sesin havada nasıl iletildiğine veya kulağın ya da beynin nasıl işlev gösterdiğine dair hiçbir şey bilinmiyordu. Günümüzde burada devreye giren işlemler hakkında çok daha fazla şey biliyoruz ve bunun cevabı açıkça "hayır"dır. Fiziksel gerçeklikte hiçbir ses yoktur, yalnızca havada basınç dalgaları vardır. Ses yalnızca, bir algılayıcının onu tecrübe etmesi ile var olur -bu algılayıcı ya insandır, ya bir geyik veya bir kuş ya da bir karınca.58 (vurgu orijinaline aittir.)

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır
Dışarıdan gelen sesler, dış ve orta kulak tarafından iç kulağa doğru ilerleyen sıvı dalgalara dönüştürülür. Bu dalgalar, bir dizi işlemden sonra elektrik sinyalleri halinde beyne iletilir ve beynimizde ses olarak algılanır. Dolayısıyla dışarıdaki ses, bizim için yalnızca onu algıladığımız sürece vardır. Duyduğumuz her şey, beynimizin içindeki bu elektrik sinyallerinin bir ürünüdür.

Dışarıdaki ses, bizim için, ancak biz onu algıladığımız sürece vardır. Ancak, burada belirtilmesi gereken önemli bir nokta daha vardır: Tıpkı görüntüler gibi sesler de beynimizin içinde değildirler. Beyinde var olan şey, yine sadece elektrik sinyalleridir. "Gerçek" olarak algıladığımız her türlü ses, beynimizin içindeki bu elektrik sinyallerinin bir ürünüdür. Bir dostumuzla sohbet ederken, onun üç boyutlu görüntüsünü beynimizde mükemmel şekilde algılar; ondan gelen sesi de, söz konusu derinlik hissini onaylar şekilde duyarız. Dostumuz uzakta ise, sesin uzaktan geldiğinden emin oluruz. Oysa bu ses, ne uzakta ne de yakındadır. Yalnızca elektrik sinyali olarak vardır. Bir başka deyişle bu ses, beynimizin içinde de değildir. Beynimizin içinde derin bir sessizlik hakimdir. Ne kadar kalabalık ve gürültülü bir ortamın içinde olursak olalım, beynimizin içinde hiç ses yoktur. Elektrik sinyallerinin ilettiği uyarılar, bize dışarıda kalabalık ve gürültülü bir dünyanın var olduğu bilgisini verir. Oysa ne dışarıdaki bu kalabalık ve gürültülü dünyaya ulaşabilir, ne de onları beynimizin içinde oluşturabiliriz. Ses, bizim algıladığımız bir şeydir.

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır
Bizler, seslerin dış dünyadan geldiğini zannederiz. Oysa duyduğumuz sesler, bize ait algı dünyasının bir parçasını oluştururlar. Beynimizin dışına çıkarak bu sesin dışarıdaki gerçeklik ile mutabık olup olmadığını bilmemize ise imkan yoktur.

Peter Russell, bu gerçeği şu şekilde açıklamaktadır:

Bir kemanın müziğini duyuyorum, ama duyduğum ses zihnimde ortaya çıkan bir nitelik. Bunun gibi bir ses dış dünyada yoktur, sadece titreşen hava molekülleri vardır."59

Dolayısıyla sesleri işitirken de, görüntü ile ilgili olarak yaşadığımız aynı yanılgıya düşeriz. Seslerin dış dünyadan geldiğini zannederiz. Oysa bizim algıladığımız sesler, bizim için meydana getirilmiş gölge dünyanın bir parçasıdır. Tıpkı bu dünyaya ait görüntüler, tatlar, kokular ve hisler gibi, sesler de bize ait bu algı dünyasının bir kısmını oluşturur. Dış dünyada var olduğunu düşündüğümüz kalabalık ortamın gürültüsü, bize seslenen arkadaşımızın sesi ve dinlediğimiz müzik, yalnızca bize ait bu algı dünyasında oluşur. Tüm bunların dışarıdaki gerçeklik ile mutabık olup olmadığını bilmemize imkan yoktur. Çünkü beynimizin dışına çıkarak asıl dünyaya ulaşmamız hiçbir zaman mümkün değildir.

 

--------------------
58- Peter Russell, From Science to God "A physicist's Journey into the Mystery of Consciousness", New World Library, 2002, s. 50
59- http://www.peterussell.com/SP/PrimConsc.html - Peter Russell, The Primary of Consciousness

Evrim Teorisinin Asıl Çıkmazı: Ruh

Beynin İçindeki Manzarayı Seyreden Kim?

Bir cisimden gelen ışık, retina üzerine düşer ve daha sonra işlem görmesi için beyinde otuz kadar farklı görme merkezine iletilir. Göz merceğinden geçen ışık, gözün arka tarafındaki ağ tabakanın üzerine baş aşağı ve iki boyutlu bir görüntü bırakır. Ağ tabakadaki çubuk ve koni hücreler, bazı kimyasal işlemlerden sonra bu görüntüyü elektriksel akıma dönüştürür.

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Sesler Yalnızca Beynimizde Vardır

Duyma işleminin sistemi, görme ile aynıdır. Ses olarak bize ulaşan bilgiler, tıpkı görüntüde olduğu gibi yalnızca elektrik sinyalleridir. Dış kulak, çevredeki ses dalgalarını kulak kepçesi ile toplayıp orta kulağa iletir. Orta kulak, ses titreşimlerini güçlendirerek iç kulağa aktarır.

Kokular ve Lezzetler de Yalnızca Beynimizde Meydana Gelir

Kokular ve Lezzetler de Yalnızca Beynimizde Meydana Gelir

Pişen güzel bir yemeğin kokusunun, gerçekten yemekten geldiğini zannederiz. Yemek pişerken, başkalarının da bizimle aynı kokuyu algıladığını düşünür ve ortak bir hissi paylaştığımıza inanırız. Ama bu yalnızca bir zandır. Bize ulaşan şey, koku moleküllerinin elektrik sinyaline dönüştürülüp beynimize ulaşmış halidir.

Dokunma Hissi Yalnızca Beyne İletilen Elektrik Sinyalleridir

Dokunma Hissi Yalnızca Beyne İletilen Elektrik Sinyalleridir

Algıladığımız dış dünya, öylesine gerçekçidir ki, algılarımızın oluşturduğu bir dünyada yaşıyor olmamız bilimsel bir gerçek olmasına rağmen, insanların büyük bir çoğunluğu algının mükemmelliğinden dolayı yanılırlar. İnsanları yanıltan en büyük etkilerden biri ise, dokunma hissine sahip olmalarıdır.

Mesafe de bir Algıdır, Yalnızca Beynimizde Oluşur

Mesafe de bir Algıdır, Yalnızca Beynimizde Oluşur

Karşımızdaki bir insanın uzak bir yerden yaklaşmakta olduğunu hemen anlarız. Görüntüsü, sesi ve büyüklüğü bulunduğu ortama göre değişiklik gösterir. Bu etkenlere göre bir değerlendirme yapar ve kişiyle aramızda nasıl bir mesafe olduğunu tayin ederiz. Ama gerçekte karşımızdaki kişi ile aramızda herhangi bir uzaklık yoktur.

Evrim Sözlüğü

Morfoloji

​Organizmaların bir bütün olarak şekil ve yapısını işleyen bilim dalıdır. Bitkilerin kök, gövde, yaprak, çiçek, meyve gibi bölümlerinin; hayvanların ve insanların ise baş, gövde ve diğer kısımlarının yapılarını ve bunların ortak çalışma düzenlerini inceler. (Musa Özet, Osman Arpacı, Ali Uslu, Biyoloji 1, Sürat Yayınları, 1998, İstanbul, s. 10.)Morfolojinin alt dalları olan "anatomi" organizmaların gözle görülen iç ve dış yapısını; "histoloji" organları oluşturan dokuların mikroskobik yapısını; "sitoloji" dokuları oluşturan hücrelerin mikroskobik yapısını; "embriyoloji" döllenmiş yumurtadan (zigot) serbest yaşayan bir organizma oluşuncaya kadar geçen evrelerin tümünü inceler. (Prof. Dr. Eşref Deniz, Tıbbi Biyoloji, 4. baskı, Ankara, 1992, s. 6)

Canlıların homolog ya da analog organları arasında yapılan karşılaştırmalarda da çoğunlukla morfolojiden elde edilen bilgilerden faydalanılır. (bkz. Homolog organ ; Analog organ) Benzer morfolojilere (yapılara) sahip tüm canlılar, aralarında evrimsel bir ilişki kurma mantığıyla homolog kabul edilirler. Ancak bunun bilimsel olarak bir dayanağı yoktur. Nitekim birbirlerine çok benzeyen fakat aralarında hiçbir evrimsel ilişki kurulamayan çok sayıda örnek vardır ki, bu da bu evrimci iddialar açısından büyük bir çelişki oluşturur.

Devamını oku...

İlanlar

Sayın Aydın Doğan Türk Halkı Artık Yalana İnanmıyor

Sayın Aydın Doğan,

İsterseniz tüm Türk halkına sorun: Halkımızın %90’ı Darwin’e inanmıyor. Bu yüzden size bağlı yayın organlarında Darwinizm’le ilgili aldatıcı haber çıkarılmasına lütfen izin vermeyin.

 

Devamını oku...

Evrim Teorisi Hakkında Herşey, evrim, evrim teorisi, EVRİM TEORİSİ ÇIKMAZI, evrim nedir, darwin evrim teorisi, evrimteorisi, FOSİL NEDİR, amber fosil, evrim teorisinin çöküşü, evrim sahtekarlıkları, evrim çıkmazı, evrim videoları, darwin teorisi, darwin evrim, darwin, DARWİNİZM