İnsan derisindeki alıcılar, belli bir süre sonra beyne, cilde temas eden madde ile ilgili uyarı göndermeyi durdururlar. Bu nedenle, cildimizle sürekli temas halindeki giysileri veya kolumuzda taşıdığımız saati sürekli olarak hissetmeyiz. Bu, Allah'ın yarattığı büyük bir nimettir.
- Kolunuzdaki saati, üzerinize örttüğünüz yorganı ya da parmağınıza taktığınız yüzüğü bir süre sonra neden hissetmezsiniz?
- Peki eğer bunları sürekli olarak hissetseydiniz hayatınız nasıl etkilenirdi?
- Bir insanın en büyük ihtiyaçlarından biri olan dokunma duyusunun önemli bir parçası olan derideki alıcılar, ne zaman sinyal verip sinyali ne zaman durdurmaları gerektiğini nasıl tespit edebilir?
Dünya atmosferi, % 77 azot, % 21 oksijen ve %1 oranında karbondioksit ve argon gibi diğer gazların karışımından oluşur. Bu gazların en önemlisi Oksijen'dir, çünkü insan gibi kompleks bedenlere sahip canlıların enerji elde etmek için kullandıkları çoğu kimyasal reaksiyon oksijen sayesinde gerçekleşir. Karbon bileşikleri oksijenle reaksiyona girerler. Reaksiyon sonucunda su, karbondioksit ve enerji açığa çıkar. Hücrelerimizde kullandığımız ve ATP (adenosin trifosfat) adı verilen enerji paketçikleri, bu reaksiyonla ortaya çıkarlar. İşte biz de bu nedenle sürekli olarak oksijene ihtiyaç duyarız ve bu ihtiyacı karşılamak için hayatımızın her dakikasında nefes alırız. Sürekli olarak ciğerlerimize hava çeker ve hemen sonra da aynı havayı geri veririz. Bunu o kadar çok yaparız ki, "normal" bir işlem olduğunu düşünürüz. Oysa gerçekte nefes almak çok karmaşık bir iştir.
Allah'ın yaratışındaki mükemmellik, detaylara inildikçe daha belirgin olarak ortaya çıkar. Bu detaylardan biri de eklem sıvısıdır. Eklem sıvısı, insanın hareket edebilmesini sağlayan, olmazsa olmaz birçok unsurdan biridir. Allah her şeyi yerli yerinde ve amacına uygun olarak yaratmıştır.
Foraminiferler, okyanus yaşamı için neden hayati bir öneme sahiptir? Bu canlıların salgıladıkları su geçirmeyen yapıştırıcının özellikleri nelerdir? Bilim adamları bu yapıştırıcıdan yola çıkarak hangi alanlarda ürün geliştirmeyi hedeflemektedirler? Darwin yaklaşık 150 yıl önce foraminiferler hakkında hangi açıklamayı yapmıştır?
Anne karnındaki bebekler koku alabilir, çevreden gelen sesleri duyabilir, çeşitli tatlara tepki verebilir, hatta ikizlerse birbirlerini görebilirler. Tüm güzelliklerin tek kaynağı olan Allah bir lütuf ve ikram olarak insana duyularını henüz anne karnındayken bahşeder.
Kutup bölgesine kış geldiğinde ısı iyice düşer ve tahta kurbağası bu duruma hemen cevap verir. Bu cevap "onun donmasıdır!". Evet yanlış duymadınız, kış gelince tahta kurbağası donar. 








1922'de, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi müdürü Henry Fairfield Osborn, Batı Nebraska'daki Yılan Deresi yakınlarında, Pliosen dönemine ait bir azı dişi fosili bulduğunu açıkladı. Bu diş, iddiaya göre, insan ve maymunların ortak özelliklerini taşımaktaydı. Çok geçmeden konuyla ilgili çok derin bilimsel tartışmalar başladı. Bazıları bu dişin sahibini Pithecanthropus erectus olarak yorumluyorlar, bazıları ise bunun insana daha yakın olduğunu söylüyorlardı. Büyük tartışmalar yaratan bu diş fosiline "Nebraska Adamı" adı verildi. "Bilimsel" ismi de hemen peşinden geldi: Hesperopithecus haroldcooki.

19. yüzyılın sonlarında Ernst Haeckel isimli evrimci bilim adamı "Bireyoluş Soyoluşun Tekrarıdır" (Ontogeny Recapitulates Phylogeny) olarak ifade edilen ve Rekapitülasyon teorisi olarak anılan bir teori ortaya attı.



